• Hikayeler Ana Sayfasi
  • mIRC
  • Turkce mIRC
Subscribe to Hikayeleri hikayeler hikaye Chat Sohbet mIRC
  • Yemek Sohbeti


  • Kategoriler

    • Ask Hikayeleri
    • Bilim Kurgu Hikayeleri
    • Dini Hikayeler
    • Dramatik Hikayeler
    • Fikralar
    • Gercek Hikayeler
    • Gerilim Korku
    • Haberler
    • Hikaye
    • Hikayeler
    • Kimdir
    • Klasik Hikayeler
    • Komik Hikayeler
    • Makale
    • Mesajlar
    • mIRC
    • Nedir
    • Program
    • Romantik Hikayeler
    • Sarki Sozleri
    • Siir
    • Siirler
    • Sohbet
    • Sozler
    • Yazilar
  • Rastgele hikaye

    • Selulit Nedir
    • intikam
    • AVG anti-virüs programı
    • Peri Kızıyla Çoban
    • Umut
    • Yeni Yil Mesajlari
    • Sevmek Diye bir kelime Bilmiyorum
    • Ask ve Olum Hikayesi
    • Dort Duvar
    • Firtinada Uyuyabilmek
  • BaÄŸlantılar

    • AnaSayfa
    • Bilgi Ekle
    • hikayede
    • hikayelerden
    • Makale Ekle
    • mirc
    • mirc
    • mirc yukle
    • nedirkimdir
    • Sicakoda
    • sozler
    • turk Chat
    • Turk Chat
    • Video
    • yemek tarifi
  • Sayfalar

    • mIRC
    • Turkce mIRC
  • ArÅŸivler

    • Åžubat 2010
    • Ocak 2010
    • AÄŸustos 2009
    • Åžubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Mayıs 2008
    • Mart 2008
    • Kasım 2007
  • Son Yorumlar

    • Gercek Ask Bu Olsa gerek yazısı için dilann tarafından yapılan yorum
  • Hikaye yemeklerden

  • Hikayeleri

    Asker Hikayeleri Aşk Hikayeleri Dostluk Hikayeleri Dramatik Hikayeler Erotik Hikayeleri Gerçek Hikayeler Gurbet Hikayeleri Komik Hikayeler Korku Hikayeleri

  • Hikaye Son

    • Ates ve su hikayesi
    • Bir Sans Daha Fikrasi
    • Turkishmirc Sohbet
    • Sohbaharim Sohbet
    • Yemek Sohbet
    • Naim Suleymanoglu
    • Ajda Pekkan
    • Bebegin Gozleri yok
    • politika nedir
    • hasta fikrasi
    • AVG anti-virüs programı
    • Avast Home Edition
    • Sevgi Sozcukleri
    • Ozlu Sozler
    • Dünya’daki En Büyük Elmasın Adı Nedir
  • Hikayeler

    Ana analar gunu anne anneler gunu anneler gunu mesajlari anti-virus antivirüs Cameron Diaz chat evlilik evlilik mesajlari gercek Gercek Ask Gul Guzel Guzel Sozler guzelsozler Kameron Diaz Makaleler mesaj Mesajlar mesajlari mIRC muhabbet SabriKilic Sabri Kilic Selulit Selulitler Selulit Nedir Sevgi Sevgiden Sevgi Sozleri Sohbet tebrik virüs arama virüs kaldırma virüs koruma virüs silme virüs temizleme Yalniz Yalnizlik yeni yil Yeniyil yeni yil mesajlari yeniyil mesajlari
  • Hikaye Menu

    • Ask Hikayeleri
    • Bilim Kurgu Hikayeleri
    • Dini Hikayeler
    • Dramatik Hikayeler
    • Fikralar
    • Gercek Hikayeler
    • Gerilim Korku
    • Haberler
    • Hikaye
    • Hikayeler
    • Kimdir
    • Klasik Hikayeler
    • Komik Hikayeler
    • Makale
    • Mesajlar
    • mIRC
    • Nedir
    • Program
    • Romantik Hikayeler
    • Sarki Sozleri
    • Siir
    • Siirler
    • Sohbet
    • Sozler
    • Yazilar
  • Meta

    • RSS
    • Yorumlar RSS
    • Wordpress Themes

Archive for Kasım, 2008

Kas
25

Anne gozu Hikayesi

admin | Gercek Hikayeler

Küçük kız, kendini bildiği günden beri annesinden
büyük bir şefkat görmüş ve ondan duyduğu sözlerle,
pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı.
Ona göre; nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik
yavrusuydu her zaman. Ama ilk okula başlayınca işler
değişti. Arkadaşları onun hiç de güzel olmadığını, hatta
çirkin bile sayıldığını söylemekteydi. Küçük kız, ilk
önceleri onlara inanmadı çünkü herkes birbirini
kıskanıyordu. Ama bir kaç yılda gerçeklerle yüzleşti.
Annesinin bir pamuğa benzettiği yüzü, çiçek bozuğu
bir cilde sahipti. “Badem” dediÄŸi gözleri ise ÅŸaşıydı.
Vücudu da bir serviyi andırmıyordu. Demek ki, annesi
onu aldatmış ve yıllar yılı çekinmeden yalan söylemişti.

Genç kızın anne sevgisi, kısa bir süre sonra nefrete
dönüştü. Evlenme çağına gelmiş olmasına rağmen yüzüne
bakan yoktu. Üstelik de gözleri, bütün tedavilere rağmen
düzelmiyordu. Genç kız, doktorların gizlice yaptığı
konuşmalardan kör olacağını anladığında çılgına döndü
ve kendisini hâlâ çocukluk yıllarındaki ifadelerle seven
annesinin bu yalanlarına dayanamayıp evi terk etmeye
karar verdi. Fakat annesi, uzak bir yerde iÅŸ bulduÄŸunu
söyleyerek ondan önce davrandı ve kazandığı paraları
bir akrabasına gönderip, kızına bakmasını rica etti.
Genç kız bir süre sonra görmez oldu. Karanlık dünyasıyla
baş başaydı. Bu arada annesini hiç merak etmiyordu.
Yalancıydı annesi, ölse bile bir kayıp sayılmazdı.
Bir gün doktorlar, uygun bir çift göz bulduklarını
söyleyerek kızı ameliyat ettiler.

Ancak o, gözünü açtığında yine aynı yüzü görmekten
korkuyordu. Fakat kör olmak zordu. En azından kimseye
yük olmazdı. Genç kız, ameliyat sonunda aynaya baktığında,
müthiş bir çığlık attı. Karşısında bir dünya güzeli vardı.

Gerçekten de harika bir kızdı gördüğü. Yüzündeki
bozukluklar tamamen kaybolmuştu. Çok kemerli olan
burnu düzelmis, kepçe kulakları normale dönmüş ve
yaban otlarını andıran saçları, dalga dalga olmuştu.
Genç kız, yanındaki yaşlı doktora sevinçle sarılarak:
“Sanki yeniden dünyaya geldim!” dedi. “Yüzümde hiçbir
çirkinlik kalmamış, estetik ameliyatı siz mi yaptınız?”
YaÅŸlı doktor: “Böyle bir ameliyat yapmadık kızım!.”
diye gülümsedi. Annenin bağışladığı gözleri
taktık. Sen, onun gözünden gördün kendini!.”

Hikaye.Yemeklerden.Com hikaye yemek hikayeler sitesinde Bu yazı toplamda 154, bugün ise 2 kez görüntülenmişstir

Leave a comment!Add comment
Kas
25

kaykay hikayesi

admin | Klasik Hikayeler

Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleÄŸi birincisine sorar, “Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?” Adam yanıtlar; “Evet, asla bir baÅŸka kadına bakmadım.” Sorgu meleÄŸi, “Åžuradaki Rolls-Royce’u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin..” Sorgu meleÄŸi ikinci adama da aynı soruyu sorar ve ÅŸu cevabı alır; “Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık.” Bunun üzerine sorgu meleÄŸi, “Åžuradaki Mercedes’i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın..” der ve üçüncü adama da sorar, “Karını hiç aldattın mı?” Adam yutkunur ve şöyle der; “itiraf edeyim ki; bulduÄŸum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoÄŸu ile beraber oldum. Üzgünüm.” Sorgu meleÄŸi; “Ehh” der, “Ama temelde iyi bir adamsın. Åžuradaki eski vosvos’u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın.” Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce’unu görürler. Bara girdiklerinde adamın periÅŸan bir halde, etrafındaki boÅŸ ÅŸiÅŸelerin arasında salya sümük oturduÄŸunu görürler ve ÅŸaşırırlar. “Heyy! ne oldu sana?” der ikinci adam, “Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?” “Bugün karımı gördüm!” der birinci adam. DiÄŸerleri; “Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?” diye sorarlar. Adam içini çekerek konuÅŸur, “Kaykay’la dolaşıyordu…”

Hikaye.Yemeklerden.Com hikaye yemek hikayeler sitesinde Bu yazı toplamda 131, bugün ise 0 kez görüntülenmişstir

Leave a comment!Add comment
Kas
25

Bu Kadar Sevebilir

admin | Hikayeler

Bir otobüs durağında karşılaÅŸmışlardı ilk kez….
Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler.
Gençtiler, çok genç…
Birbirileriyle konuÅŸacak Cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda baÅŸardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında aldığı için o duraktan binmiÅŸti otobüse, kız ise ablasında…. Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, ÅŸehrin öbür ucundaki o duraÄŸa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra… Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu… Bazen iÅŸsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmiÅŸti ki yürekleri ve elleri hiçbir ÅŸeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uÄŸrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uÄŸuruna bitip-tükeniveren sevgilerden deÄŸildi onlarınki… Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü… Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine raÄŸmen çocuk sahibi olmayınca,

“bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur”

diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler…
“senin için ölürüm”
derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam

“hayır, ben senin için ölürüm”
diye yanıt verirdi hep… Bazen eve geldiÄŸinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın,

“bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak….
kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu,

“mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiÄŸimi sakın unutma” mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koÅŸturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiÄŸi çikolatalar, kimi zaman da pahalı armaÄŸanlarla karşılaşırdı… Aldığı hediyenin ne olduÄŸu önemli deÄŸildi zaten… Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, iÅŸleri ne kadar yoÄŸun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaÅŸların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul
Etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev
Gördü kadın, üzerinde “satılık” levhası asılı olan.

“ne dersin, bu evi alalım mı?”
dedi adama.
“bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceÄŸimiz bir deniz evi yapalım burayı…”
“sen istersin de ben hiç Hayır diyebilir miyim?”
diye yanıt verdi adam.

“Amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçiyi… Kaç para olursa olsun! ,burası bizimdir artık….”

sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika’ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar
Mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu Neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı
Ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı:
“canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut…”

Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama,
“senin için Ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat”

diye dil Döktü boÅŸ yere… Yıllardır sevdiÄŸi adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer deÄŸiÅŸtirmiÅŸti sanki. Ona ulaÅŸmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreÄŸi… Bir gün, çocukluÄŸunun, gençliÄŸinin ve bütün hayatının
Birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken,

“artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım”

diye sözünü kesti arkadaşı.

“o, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen. Sonra sarmaÅŸ dolaÅŸ biniyorlar arabaya….”

“sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları”

diye bağırdı kadın.

Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla Suçladı….
Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduÄŸunu anladı…

Kocasının eskiden aynı Hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın…
Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkâr etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı Gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu
Alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken,

“son bir kez kucaklamak isterim seni”
diyecek oldu ama kadın,

“defol”
dedi nefretle…

İlk celsede boÅŸandılar…
Modern bir aÅŸk hikâyesinin Böyle son bulmasına kimse inanamadı. ArkadaÅŸlarının desteÄŸiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika’ya yerleÅŸtiÄŸini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiÄŸini hissedince, aÄŸlama nöbetleri geçiriyor, aÅŸkın yerini, en az onun kadar yoÄŸun bir duygu olan nefretin Alması için dua ediyordu. Aradan bir yıl geçti… Her ÅŸeyin ilacı olduÄŸu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı.

Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü.

“sen, buraya ne yüzle geliyorsun”
diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.

“lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuÅŸmamız gerekiyor.”
dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı:

“hiçbir ÅŸey göründüğü gibi deÄŸil aslında. Çok üzgünüm ama o bir Saat önce öldü. Geçen yıl Amerika’daki kongre Sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediÄŸin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceÄŸini biliyordu. Seni kendinden uzaklaÅŸtırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika’ya yerleÅŸtiÄŸimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaÅŸtığınız otobüs! Durağının karşısında bir ev tutmuÅŸtu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaÅŸmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiÅŸtim. Sana bu kutuyu vermemi istedi…

gözlerinden akan yaşları Durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kâğıt duruyordu

Kutuda. İlk kâğıtta,
“lütfen bütün notları Sırayla oku bir tanem”
 diyordu…

Sırayla okudu;

“seni çok sevdim”,
“seni sevmekten hiç vazgeçmedim”,
“senin için ölürüm derdin hep, doÄŸru söylediÄŸini bilirdim.”
“fakat benim için ölmeni istemedim”
“ÅŸimdi bana söz vermeni istiyorum.”
“benim için yaÅŸayacaksın, anlaÅŸtık mı?”

son kâğıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduÄŸunu gördü kadın… Ve son kâğıtta ÅŸunlar yazılıydı:

“sahildeki evimizi senin çizdiÄŸin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım….”

Hikaye.Yemeklerden.Com hikaye yemek hikayeler sitesinde Bu yazı toplamda 129, bugün ise 0 kez görüntülenmişstir

Leave a comment!Add comment
« Previous Entries --
hikayeler Hikaye yemeklerden hikayeler

Ucretsiz Hizmetler
yemeklerden yemek tarifi turk chat sohbet yemek tarifleri yemek tarifi