19
Acele Karar Vermeyin
admin | HikayeKöyün birinde bir yaÅŸlı adam varmış. Çok fakirmiÅŸ ama Kral bile onu kıskanırmış…Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiÅŸ ama adam satmaya yanaÅŸmamış.. “Bu at, bir at deÄŸil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiÅŸ hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaÅŸardın.Åžimdi ne paran var, ne de atın” demiÅŸler…İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin” demiÅŸ.”Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu.Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiÄŸiniz karar.Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir ÅŸans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir baÅŸlangıç.Arkasının nasıl geleceÄŸini kimse bilemez.” Köylüler ihtiyar bunaÄŸa kahkahalarla gülmüşler.Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş…MeÄŸer çalınmamış, daÄŸlara gitmiÅŸ kendi kendine.Dönerken de, vadideki 12 vahÅŸi atı peÅŸine takıp getirmiÅŸ.Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemiÅŸler.”Babalık” demiÅŸler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik deÄŸil adeta bir devlet kuÅŸu oldu senin için, ÅŸimdi bir at sürün var..” “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiÅŸ ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceÄŸini henüz bilmiyoruz. Bu daha baÅŸlangıç.Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?” Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemiÅŸler ama içlerinden “Bu herif sahiden gerzek” diye geçirmiÅŸler…Bir hafta geçmeden, vahÅŸi atları terbiye etmeyeçalışan ihtiyarın tek oÄŸlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oÄŸul ÅŸimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmiÅŸler ihtiyara.”Bir kez daha haklı çıktın” demiÅŸler. “Bu atlar yüzünden tek oÄŸlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak baÅŸkası da yok.Åžimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demiÅŸler. İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuÅŸsunuz” diye cevap vermiÅŸ.”O kadar acele etmeyin. OÄŸlum bacağını kırdı.Gerçek bu. Ötesi sizin verdiÄŸiniz karar. Ama acaba ne kadar doÄŸru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.” Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oÄŸlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuÅŸ, giden gençlerin ya öleceÄŸini ya da esir düşeceÄŸini herkes biliyormuÅŸ. Köylüler, gene ihtiyara gelmiÅŸler… “Gene haklı olduÄŸun kanıtlandı” demiÅŸler. “OÄŸlunun bacağı kırık ama hiç deÄŸilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. OÄŸlunun bacağının kırılması, talihsizlik deÄŸil, ÅŸansmış meÄŸer…” “Siz erken karar vermeye devam edin” demiÅŸ, ihtiyar. “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oÄŸlum yanımda, sizinkiler askerde… Ama bunların hangisinin talih, hangisinin ÅŸnssızlık olduÄŸunu sadece Allah biliyor.” Lao Tzu, öyküsünü ÅŸu nasihatla tamamlamış: “Acele karar vermeyin.Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile geliÅŸmeyi durdurur.Buna raÄŸmen akıl,insanı daima karara zorlar. Çünkü geliÅŸme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi baÅŸlar.Bir kapı kapanırken, baÅŸkası açılır.Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduÄŸunu görürsünüz.”




Discussion
Add A Comment