7
ihtirasli menekse
admin | HikayelerBüyük bir bahçede, diğer çiçeklerle birlikte huzur içinde yaşayan, çok güzel ve mis kokulu bir menekşe varmış.
Bir sabah, çiğdem tanelerinin ıslattığı başını yukarıya kaldırıp bakmış, Çok uzun ve harika bir gülün, yanında sanki bir zümrüt lamba gibi yukarıya doğru süzüldüğünü görmüş.
Mavi dudaklarını açmış ve:” Ben ne kadar ÅŸanssızım, Bunca çiçek arasında en zavallı durumda olan benim, DoÄŸa beni çok kısa boylu ve zayıf yaratmış, Yere öylesine yakınım ki başımı kaldırıp yukarıya bakamıyorum, Güller gibi yüzümü güneÅŸe de çeviremiyorum, “demiÅŸ.
KomÅŸusunun bu sözlerini duyan gül gülmüş ve demiÅŸ ki: ” Ne kadar garip konuÅŸuyorsun?, Sen çok ÅŸanslısın, Ama farkında deÄŸilsin, DoÄŸa seni harika bir koku ve güzellikle ödüllendirmiÅŸ, Bunları pek çok çiçeÄŸe vermemiÅŸ, Åžimdi deminki düşünceleri aklından çıkar ve elindeki deÄŸerlere şükret, Unutma ki kendini küçümseyenler cezalandırılır”
MenekÅŸe yanıtlamış: “Sen, beni teselli etmeÄŸe çalışıyorsun, Çünkü benim özlem duyduÄŸum ÅŸeylere sen sahipsin, Üzgün birinin kalbini okÅŸamaya çalışmak; ÅŸanslı biri için çok kolaydır, Ama güçlü birininin zayıflar arasında bir öğüt verici gibi durması da çok acımasızcadır”
DoÄŸa, menekÅŸe ile gül arasında geçen bu konuÅŸmayı duymuÅŸ;yaklaÅŸmış ve demiÅŸ ki: “Sana neler oluyor sevgili kızım, menekÅŸe?Sen ÅŸimdiye dek çok tatlı ve mütevaziydin, Senin kalbine de aç gözlülük ve hırs girip duygularını incitti mi?”
MenekÅŸe yalvaran bir sesle :” Oh! Yüce ve merhametli annem, senden tüm kalbimle rica ediyorum ; lütfen dualarımı kabul et ve bir tek gün için gül olmama izin ver”
DoÄŸa yanıtlamış: “Ne istediÄŸini bilmiyorsun, Bu, kör ihtirasının arkasında ne gibi felaketler olacağının farkında deÄŸilsin, Gül olunca çok üzüleceksin ama piÅŸmanlığının bir faydası olmayacak”
Ama, menekÅŸe ısrarlıymış, ” Beni bir gül yap, başımı gururla yukarıya kaldırayım,”
DoÄŸa tekrarlamış :”Sen, asi ve cahil menekÅŸe, Senin istediÄŸini yerine getireceÄŸim, Ama başına bir felaket gelirse, asla bana ÅŸikayet etmeyeceksin, ”
Sonra doğa esrarengiz ve büyülü parmağını uzatarak menekşenin yapraklarına dokunmuş, Menekşe, hemen başını diğer çiçeklerin arasında dimdik tutan bir güle dönüşmüş.
Akşam olduğunda, gökyüzü siyah bulutlarla kaplanmış, ve sessizliği korkunç gök gürültüleri bozmuş, Ve bardaktan boşanırcasına yağan yağmur ve şiddetli rüzgar kısa sürede bahçeyi esir almış, Fırtına, bitkilerin dallarını kırmış, köklerini topraktan sökmüş ve uzun boylu olan tüm çiçeklerin gövdeleri parçalanmış, Sadece toprağa çok yakın olan kısa boylu bitkiler hayatta kalabilmişler, Bütün bahçe, rüzgarın ve fırtınanın gazabına uğramıştı, Tüm uzun ve büyük bitkiler yerde bitkin bir halde yatıyorlarmiş, Sadece bahçe duvarının dibinde küçük bir menekşe grubu hayatta kalabilmişti.
Küçük bir menekÅŸe başını kaldırmiÅŸ ve çevresinde diÄŸer bitkilerin yaÅŸamış oldukları trajediyi gözden geçiririken şöyle demiÅŸ:” Gördünüz mü?Fırtına o yaramaz çiçeklere ne yaptı?”
Derken bir baÅŸkası: “Evet, biz küçük ve topraÄŸa yakınız, Böylece gökyüzünün gazabından kurtulduk, “demiÅŸ,
Bir baÅŸkası :”Boyumuz kısa olduÄŸu için fırtına bize ulaÅŸamadı, “diye söze girmiÅŸ.
Tam o sırada menekÅŸelerin kraliçesi, kısa bir süre önce güle dönüşmüş olan menekÅŸeyi görmüş, Zavallı, yerde çamurların içinde muhabere alanındaki sakatlanmış bir asker gibi yatıyormuÅŸ, Kraliçe, onun yerde durmakta olan başını tutmuÅŸ ve hafifçe kaldırmış, Sonra diÄŸer menekÅŸelere dönerek: “İşte evlatlarım!Aç gözlülüğün ve ihtirasın bir saatliÄŸine bir güle dönüşmüş olan menekÅŸeye ne yaptığını gördünüz, Bu görüntü sizler için ibret olmalı, “demiÅŸ.
Ölmek üzere olan gül, geriye kalan son gücünü de toplayarak çok sessiz bir ÅŸeklide: “Siz kanaatkar ve uysal aptallar, Ben fırtınadan hiç korkmadım, Dün, ben de sizler gibi halimden memnun, kanaatkar bir menekÅŸeydim, Ama bu yetinme, benim varlığımla yaÅŸamın fırtınaları arasında bir engeldi her zaman, Ben de ÅŸu anda sizin yaÅŸadığınız yaÅŸamı sürdürüyor olabilecektim, Korku içinde topraÄŸa tutunmuÅŸ olarak, Bütün menekÅŸelerin yaptığı gibi kışın geçmesini, karın beni sarmalamasını ve ölüme götürmesini bekleyecektim, Oysa ben, ÅŸimdi mutluyum çünkü bu küçük dünyadan çıkıp evrenin esrarlı dünyasına geçtim, Ama bunu siz yapamadınız henüz, Ben aç gözlülüğe tepeden baktım, Evet aç gözlülüğün doÄŸası benden çok daha yüksekti ama gecenin sessizliÄŸini dinlerken, bu dünyanın da konuÅŸmalarını duydum, ” Varlığın gerisindeki tutku var oluÅŸumuzun gerekli amacıdır, “diyordu İşte o anda ruhum baÅŸ kaldırdı ve yüreÄŸim varlığımın sınırlarını zorlamaya baÅŸladı, ve farkettim ki;uçurum, yıldızların ÅŸarkısını duyamaz ve iÅŸte o an küçüklüğümle savaÅŸmaya karar verdim ve içimdeki hasretin de yaratıcı bir isteÄŸe dönüşmesine dek bu savaÅŸ sürdü, Ve bizim o sonsuz düşlerimizin güçlü nesnesi olan DoÄŸa, benim isteklerimi kabul etti ve o sihirli parmaklarıyla beni bir güle dönüştürdü.
Gül, bir süre sessiz kalmış, ve sonra giderek zayıflayan bir sesle; baÅŸarı ve gurur dolu bir edayla: “Bir saat de olsa çok onurlu biÄŸr gül gibi yaÅŸadım, bir kraliçe gibi var oldum ve dünyaya bir gülün gözleriyle baktım, Yıldızlı ve parlak gök yüzünün fısıltılarını bir gülün kulakları ile iÅŸittim ve o ışıkların zerrlerine bir gülün dokunuÅŸuyla dokundum, Aranızda biyle bir ÅŸeyle onurlandırılılmış olanınız var mı?”
Bunları söylediken sonra başını önüne eÄŸmiÅŸ, öksürür gibi bir sesle devam etmiÅŸ:” Åžimdi öleceÄŸim, ama ruhum amacına ulaÅŸmış olacak, Dünyamı doÄŸduÄŸum o küçük delikten çok daha fazla geniÅŸlettim, Bu yaÅŸamın desenidir, Ve bu varlığın sırrıdır, ”
Sonra, gül titremiÅŸ, taç yapraklarını usulca kapatmış ve dudaklarında son derece mutlu bir gülümseyiÅŸle son nefesini vermiÅŸ, Bu gülüş; bir zafer ve Tanrı’nın ona verdiÄŸi tüm güzelliklerin gülüşüymüş…




Discussion
Add A Comment